Zeynep Kabadayı

Şiir

Bize Bir Avuç Mavilik Ve Toprak

25 Eylül 2021 - 19:23

Zeynep Kabadayı

3 dk.

 

Bilir misin Ayşe abla?

Kalem, kalbe ihanet etmez. Fakat şairler kaleme ihanet eder. Çünkü hepsi kalpsizdir.

Yazdıkları şiirlerle büyüyen kalpleri, sararmış kağıt yaşlılığında ölür sonunda. 

Buruş buruş ve ötede. 

Bu aralar sürekli rüyalarıma giren bir kırlangıç uçuyor bizim mahallenin üstünde.

Yoksa sen de görüyor musun Ayşe abla?

Perdeli gözlerimin göremediği şeyleri gören bakışları ve her çırpışında özgürlüğümde ısrar eden kanatları.

Hırçınca çember çizişi giriyor rüyama. 

Bana hatırlatmak istedikleri var.

"Kız, çiziktirsene o defterine bunları bana söyleyeceğine" diye kızıyor Ayşe abla. 

Mahallenin eğri büğrü evlerine, çıkmaz sokaklarına anlatmakla yetiniyorum.

İhanet ettiğim kalemim, kağıtlar, içli içim almaz rüzgârlarımı artık biliyorum.

Ayşe abla bir kağıt.

Sararmış ama yırtılmayacağından emin olduğum,

Güçlükle ağzımdaki baklaları çıkarıp, ona pişirip durduğum. 

Güç. En ufak zayıflığın içeri sızabileceği kadar kırılgan.

Biliyor musun Ayşe abla, ben bir kırlangıç olmuşumdur belki de. 

Gir koluma. Buruk bir çile gibi taktığın eşarbını sarın. Zeliş'i de çağır, mezarlıklardan korkmasın. Babası çiçek açtı. 

Kargaların beni selamladığını hissettiğim mezarlığa vardığımızda,

Onlara da söyleyeceğim, ben bir kırlangıç oldum.

Hayattayken sana bir kez çiçek almamış eşinin üzerindeki solmuş gülleri sula hadi.

“Hüseyin’in başını şişir biraz da, ölüler sırrını kimseciğe demez, susar durur” diyor Ayşe Abla.

Diyemiyorum bazen yaşayanların da söyleyecek bir şeyi kalmamasını.

Boş baloncukları, ağır bulutları, kısmet ile başlayıp hayırlısı ile düğümlenen çıkmaz sokak cümlelerini.

Enine boyuna susuyorum ben de.

Benim yerime konuşan bir sürü insan var, gürültülü şoförler var, kızgın patronlar var.  

 "Sen neredesin?" diyor Zeliş.

Zeliş ben bir hevesim, diyorum.

Kimi zaman bir anda yok olan, kimi zaman ise gürültülü ayak sesleriyle ortalığı inleten şımarık bir hevesim.

Sen gecenin ışığında, gündüzün karanlığında gezinen yavru bir siyam kedisinin koca beneğisin.

"Benim annem ise sabırdır." diyor Zeliş. "Saçlarından dökülenler de kahırdır. Görüyor musun?"

Hayır, hayır. Sanırım biz bütün kadınlar bir şiir olduk Ayşe abla.

Şu değeri öldükten sonra bilinen şairlerin kitaplarında geçenlerden biri.

İyisi mi kalbi kurumuş şairler şiirlerini sana yazsınlar Ayşe abla. 

Kağıtla yüzleşmek zorunda bırakma onları.

İçini kurutacak acılar ve hiç giymediğin kahkahalar hediye eder, seninle hayal kurarlar beyaz teninin sayfalarında. 

Eteğimi çekiştiren Zeliş, "Biz de hayal kuralım" diyor.

Kirli dantel gibi işe yaramaz bir çirkinliği örtme dileğinde bulunuyor, mezarlığın göğüne üflüyoruz.

Yer değiştirse keşke toprakla gökyüzü.

Gökyüzü toprak olsa. Bu mezarlıktaki insanlar da bir avuç mavilikle örtünse.

Elimizde kalan örgünün son ilmeği ile.

Bana bir avuç mavilik ve toprak, bize bir avuç mavilik ve toprak. 

gökyüzü mezarlık toprak ve insan umut ve hayat