Seher Kutlu

Şiir

Seni Yaşamak

14 Aralık 2021 - 21:05

Seher Kutlu

3 dk.

25 Kasım Perşembe

Gün sonunda aynı eve gitmemiz gerek.

Bu kararı kaçıncı kez alıyorum, bilmiyorum.

Aynı eşiğe peş peşe adımlar atmalıyız, biliyorum.

 

Evlerimizin yolları bir sokağın başında ayrılmamalı mesela.

Gölgen karanlığa karışmamalı asla.

Adeta gözlerin için aydınlanan bir sokak lambasının altındayız seninle.

Evvela olmamamız gerekmez miydi?

Titreyen bir mum alevinin ardında buluşuyor gözlerimiz.

Olmamız gerekmez miydi, tam da şu an?

Aydınlığımız tükenene kadar şiirler okusaydı dudaklarım, görebileceğim tek bal köpüğü rengine.

 

-Adeta mumun yanmasına meydan okuyan alev,

Nihayet kendi yangınını paylaşabileceği bir ölümlüye rastladı.

Gözlerin ve dizelerim arasındaki aydınlığa “Hoş geldin” de.-

 

Tan yeri sonlandı.

Sabahın ilk ışıkları…

Günahsız halde gözlerini aralayan gök kubbe.

Güneşliğimden kurtulmayı başaran gün ışıkları doluyor odama.

 

Karanlığı ve yalnızlığı asalet kabul eden güneşliğimi tam kapatmamış olmalıyım.

Öyle ki en ufak aydınlığın bakir duygularla kuşanması yeterliydi.

En koyu karanlıkların alt edilebilmesi için.

Penceremi sonuna kadar aralıyorum.

Günü tüm günahsızlığıyla kabul ediyorum.

Adeta yaratıcının mükemmelliğiyle aydınlanan gün,

Henüz hiçbir günahı kuşanmış değil tenine.

 

Üryan haldeki teninin her bir zerreme dokunmasına izin veriyorum.

Henüz hiçbir yürek kederle dolmuş değil.

Hiçbir dudak iftiraya alet olmuş değil.

Hiçbir el bir soluğu durdurmaya vesile olmuş değil.

Hiçbir ayak ihanete yürütülmüş değil.

 

-Soluklarımızın şiddetiyle dans eden muma eşlik etmelisin.

Aydınlığını gözlerinden alıyor olmalı.-

 

Gün çoktan başladı mesaisine.

Fokur fokur kaynayan çaydanlıklar,

Telvesi adeta cezvenin dışında pişen kahveler…

Gün artık masum değil.

İşlenen günahlara tanık olacağım.

 

Bahçedeki kedilere selam veriyorum önce.

Geleneksel sabah selamlaşmalarına göre oldukça sevecenler.

Akşam çöp tenekesinde karşılaştığım dışında tabii ki.

Bir yığın bezgin bedenlerin arasına kendimi de dahil ediyorum sonra.

Tahmin edeceğini biliyordum, evet otobüsteyim.

 

Varacağım noktanın son dakikalarında bir adamın yanına oturuyorum.

Dizlerimin bağını tekrar sıkılaştırıyorum ve güçlükle arkama yaslanıyorum.

Tamam kabul ediyorum, mesajları okumuş olabilirim.

Ne yazık ki bir reddedilişe tanıklık etti gözlerim.

İsteksiz bir vedalaşmanın ardından,

Otobüs camına bırakıverdi kendini talihsiz adam.

Ardından tüm camları buharlaştırmaya yetecek bir “ah” çıktı dudaklarından.

 

-Bakışlarını benden ayırmamalısın.

Mumu oldukça erken eriteceksin yoksa.-

 

Nihayet, zor da olsa buğulanmış camlardan görebiliyorum seni.

Kendim dahil yaşadığını düşündüğüm tek bedensin.

Aramızdaki uzaklıkta senden önce ölümüm bekliyor olsa bile beni

Yine böyle koşacağımdan şüphem yok.

Neyse ki henüz ölmüyorum.

Kollarında kalbimin durma ihtimalini yok sayarsak elbette.

 

Karşımdasın.

Yaratıcının beni bahtiyar ettiği en nadide an olmalı bu.

Yüreğimde olmanı şu anlık görmezden geliyorum.

Çünkü buna artık oldukça alışığım.

Sade ve şekerli iki tane kahve söylüyorsun.

Kahvemi yalnızca karşımda olmadığın anlarda tatlandırıyorum.

Damağımdaki acılığa nasıl katlanılabilir ki başka.

 

-Belli belirsiz bir mum alevi var aramızda.

Daha çok yanmaması için ona bakman yeterli değil artık.-

 

Gün yavaş yavaş ışıklarını söndürmeye başladı.

Yaratıcı ile olan hesaplaşmasına hazırlanıyor olmalı.

Bizse oldukça karanlık bir sokaktayız seninle.

Ay’ı kıskandıracak bir aydınlık var gözlerinde.

Renklerinin bu kadar belirgin olmasına hayret ediyorum.

 

Sokağın sonundayız.

İçimdeki gök gürültüsünün duyulmasından korkuyorum.

Yağmur bulutlarının göz kapaklarıma yerleşmesindense daha çok.

Bilmelisin ki buna alışamıyorum.

Eve varana kadar bütün çukurlara düşüyorum.

Önüme çıkan her tümsekte dizlerimi parçalıyorum.

Bilmelisin ki karanlıklarımı sen aydınlatmalısın.

 

-Mum, olağanca gücüyle yanarak son verdi ömrüne.

Gözlerin ve dizelerim arasındaki aydınlık bir şiire can oldu.

Benim için ise gün, seni yaşamaktan farksız.-

gece dergi gün günah seher kutlu günahsız seni yaşamak bal köpüğü tan yeli