Mustafa Öven

Düşünceler

Merhaba Şakalarım

Kütüphane Eseri

31 Aralık 2017 - 20:39

Mustafa Öven

2 dk.

Geçmiş hesabındayken kayıp günlerden düşmüştük dünü; çok geç olmadan gelmez hiçbir fırsat, konuşmuştuk bunu.

Kendimizi tekrar ederken mi yalan söyleme döngüsüne giriyoruz; yoksa aksine, yalanlarımızdan oluşan döngü mü bizi kendimizi tekrar etmeye zorluyor, inanın bilmiyorum. Geride kalıyorum çoğu yarışta, sigara için ara veriyorum önüme çıkan her yokuşta. Oysa yorulduğumu kendime dahi itiraf edemiyorum. Evet, yoruldum ve izninizle şu bankta bir sigara içmek istiyorum. Ama otobüs? Boş verin, diğerine binerim. Zaten geç kaldım, başımı ağrıtmıyor artık bu polis sireni. Kovalayan olmaktan sıkıldım arkasından gidenin. Eminim, kaçması; arkasından gelen var diyedir.

Neler yaptı el âlem, neler der başkaları? Yeter; onların etkisinde bu kadar kalmayalım. Yapacağımız eylemleri, karşı komşunun ne diyeceğini düşünerek kısıtlamak ne kadar doğru? Nasıl mutlu olabilir bir insan; az biraz da olsa bencil olmazsa? Olamıyor işte. En fazla “haklı” oluyor, “güçlü” oluyor. Ama mutlu olamıyor. Mutlu olmakla haklı olmak arasında dağlar var ve arkadaşım; o dağlarda kar, dize kadar.

Bir gün çok feci fırtına vardı bir sahil memleketinde. Gidip o anı, sahilin en güzel yerinden kaydetmek istemiştim ben. Sonrasında gösteririm birilerine; “Aaa ne güzel de yağıyormuş, şimşekler falan.” derler, mutlu olurum düşüncesi. Belki bir tarlada tekrar izlerdim ilerleyen günlerde; “Hatırlıyorum o günü, ne güzel yağmurdu sevgilim!” derdi birileri. Ama demedi, demeyecek kimse. Bir gram görüntü almayı becerememiştim. Üstüne birtakım insanlar, sıcak evlerinin camlarından bakıp “Bu yağmurda dışarıda olan adam ahmak olmalı!” diye bağırıyordu. Fakat ahmakla karıştırılan insana özgü bir söz vardır, bilir misiniz? Ben bilirim.

Gerçekleşmeyecek bir hayal bu, artık bırak; anla. Yine de canını çok yakacak yarım bırakanlar.

aşk arayış gece umut düşünmek sevgiliyi düşünmek sakinlik mustafa öven heves heyecan

Yorumlar

Yorum yazabilmek için yapmalısın.