Hanım Zeliha Göksu

Düşünceler

Azrail’in Öptüğü Kadın

02 Kasım 2017 - 21:42

Hanım Zeliha Göksu

2 dk.

Acısını hâlâ çektiğim bir mumun alevinde sönmekteyim. Tükenmeye nefesler kaldı. Hızlı yazmam lazım. Zira mum bitecek ve odamı yine karanlıklar işgal edecek. Sessizlikler boğazıma yapışacak, ben yine anlatamayacağım ruhumdan kaldırıma dökülenleri. Tavan, benim kefen giymiş yoldaşım olacak; bense Azrail’le evlenecek olan, gelinlik giymiş bir ceset. Paradoks, paradoks üstüne gelecek; ben kendi çelişkilerimle boğuşurken Azrail hazırlayacak kırmızı güller serili mezarımı. Avucumun ortasına çiviler saplayıp dans etmem için çıkaracaklar beni mezarlık meydanına. “Bu ne güzel bir gelinlik, hiç dikişi olmadan bile harika görünüyor.” diyeceğim Azrail’e; birkaç dakika sonra beni, dünyanın öbür ucundaki biriyle aldatacağını bilmeden.

Şimdi ise sessizce bekliyorum, kırmızı güller serpilmiş topraktan mezarımda. Dua ediyor insanlar. Gözlerinden diken damlıyor her birinin yanağına. Canları hiç mi acımıyor bunların? “Ağlamasanıza…” diyorum onlara. Duymuyorlar beni. Ayağa kalkıyorum. Hiçbirinin gözü, gözlerime bakmıyor. Hepsinin kafası parmak uçlarıma doğrulmuş. “Ben Azrail’imi istiyorum!” diye bağırıyorum. Yine kimse duymuyor. Bir süre sonra herkes gidiyor. Gece çöküyor kahverengi yatağımın üstüne. Kırmızı gülleri, böcekler kemirmeye başlıyor. Sürekli bekliyorum. Bir türlü güneş doğmuyor. Nerede olduğumu unutuyorum. Sonra diyorum ki: “Azrail bile yalnız bıraktı beni...”

ağlamak gece ruh yalnızlık ölüm acı karanlık düşünceler nefes son kadın dua ceset insanlar toprak kaldırım yazmak gözyaşı mezar gelin mum aldatmak tükenmek paradoks alev kefen azrail gelinlik ecel sessizlikler kırmızı güller

Yorumlar

Yorum yazabilmek için yapmalısın.