Yasin Parmaksız

Deneme

Sevginin Vücududur Nefret

Kütüphane Eseri

02 Haziran 2021 - 19:23

Yasin Parmaksız

2 dk.

Erişilebilir İçerik

Bu içeriği dinleyebilir veya dinletebilirsin.

İnsan her şeyini seçemiyor. Elleriyle yapımına başlamasına karşın, karşılığını alamadığı birçok hadise var. Başlangıçta istekli olarak sürdürdüğü, ardından kendinden feragat edip uzaklara daldığı, sonucundaysa kendisini bunalımların kenarına bıraktığı bir hedef bu: Sevgi. Varlığı insanın bütün hücrelerine ilmek ilmek güzelliği işlerken; yokluğunda -veya dönüşüm geçirdiği nefret halinde- adım adım nefessiz bıraktığı sevgiden bahsediyorum.

 

Yakınıp durur insan; sevmeyi pişmanlığa bizzat kendisinin taşıdığını göremediği için. "Nasıl olur da severim böylesini," der, durur. Kendine sorduğu vakit onaylayamaz. Hoş ya, hangi insan bir hatasını onaylayıp kendiyle gurur duyar? Öz eleştiriden bahsetmiyorum; hatayla ilk karşılaşan biri, onun hata olduğunu anında fark etmesiyle ya da başkalarınca fark edilmesiyle kişiyi anında hatanın nereden çıktığına değil; karşı savunmaya, karşı teze doğru davrandığı o tutumdan bahsediyorum. Söz gelimi, ilişkilerde hata aranırken evvelinde ilişkinin ilk çıktığı noktaya gidilir; nerede hata yapıldığı sorgulamakla başlar iç yakarışlar. Ama önce iyisinden bir acı çekilir. Kemik gibi batan yalnızlığın verdiği acıyla katlanır bu, bilirsiniz...

 

Kimileri acıya belli evreler koyar. Misal "huzursuzluk", "geri çekilme", "isyan" ve "inkar" gibi. Bunların birbirini takip eden silsileler halinde gerçekleştiği belirtilir. Oysa hepsi aynıdır. Hepsi bir bütün halindedir. İnsan, nefret ettiğinde de huzursuzdur, duyguları çekilmiştir, isyandadır ve inkar sürecindedir. Keza, sevdiğinde de iç huzursuzluk mevcuttur; ilgiden geri çekilmiştir, sevmeye çabaladığı için vücudu ruhunu bastıramadığı için isyan halinde ve kabullenemediği gerçekliğin yanındadır. Sözün kısası, sevgiden doğan ne varsa nefretin çerçevesi içinde, onun sınırlarında gezmektedir.

 

Sevmek bir risktir, nefretse bu riskin sonucudur. Gözleri zifiri boşluğa doğru bakan biriyle aşkla bakan birinin arasında pek fark yoktur. Derler ya: "Kendisini sevmeli insan, ayna karşısına geçip güzel olduğunu vurgulamalı." Aynaya bakan birinin, aynanın arkasındaki gerçekliği görmesi için önce o aynadan çekilmesi gerekmektedir. Aksi halde sürekli duygularının erimekte olan bedenine yaptığı baskının neticesini görecektir.

sevgi nefret sevgi ve nefret

Yorumlar

Yorum yazabilmek için yapmalısın.