Fatma Hilal Kantarcıgil

Düşünceler

Sayha

13 Mart 2020 - 20:00

Fatma Hilal Kantarcıgil

1 dk.

Kapattım sayfaları, kendimi, camları, ocağın altını. Sıcak olan, ısıtan hiçbir şeye kalmadı tahammülüm. Yaktım yorganları, çarşafları. Soğuttum teninden geçen her bir sıcaklığı. Buzlu sularda boğuluyor biçare pervanelerim. Kanatları yanık... Soğuk gecelerde kaçarken göğsümü tırnaklayan sorgulardan, bir bilge ağacın koca gövdesine sarılarak kurtuldum içimdeki karanlık boşluktan. Dokundum yaşına başına, budanmış dallarına. Şifa olduk; o bana, ben ona.

Bilirsin, her zaman en doğru kelimeleri seçerek kendimi ifade etmektir benim sihrim. Bu yüzdendir ki öyle ifade ettim “sayha” deyince kanı durmayan “vaveyla”mı. Belki de bu defa “feryat”tı bir yandan yardım dilenen solumun soluduğu. Feryadım dinerken dillendi içimde bir şüphe, siyanür kadar zehirli. Öyle ya, yoktur bir damla şüphenin öldüremeyeceği bir bünye. Şüpheli düşüncelerde savrulurken Ekvator’dan kutuplara, bak yine şiire durdu içimde İsmet Özel: “İçimden şu zalim şüpheyi kaldır, ya sen gel ya beni oraya aldır.”

Kırmızı bir yangının ortasında buzdan örtülere sarıldım. Al beni bu al yangından, üşüyorum!

ağaç gece deneme soğuk acı kayıp ismet özel çığlık kırmızı fatma hilal kantarcıgil kanat yanık

Yorumlar

Yorum yazabilmek için yapmalısın.