Fatma Hilal Kantarcıgil

Düşünceler

Hayal Donörü

15 Aralık 2019 - 20:00

Fatma Hilal Kantarcıgil

2 dk.

Yaş otuz bilmem kaç. Bunca seneye biriktirmek için neler neler sığar. Tecrübe birikir, anı birikir, yara birikir, hayaller birikir ve o son kavanozda yaşanmamışlıklar birikir. Pek cüretkar sayılmayız o son kavanozla olan iletişimimiz konusunda. Vardır çünkü herkesin sığınmak için bir nedeni. “Coğrafya kaderimizdir.” diyen bir arkadaşım vardı mesela. Onun yaşanmamışlıklarının nedeni doğduğu topraklardı. Kendimize sığınma alanları yaratırız ki aklımızı oynatmayalım. Her zaman daha kolaydır çünkü, başka şeyleri suçlayarak iç sesi susturmak. Bir zaman öncesine kadar ben de öyle idim. Şimdilerde ise doğrusuyla, yanlışıyla önüme serdiğim hayat kartelamı tüm gerçekliğiyle çarpıyorum suratıma. Çarpıyorum ki benzer yollarda yürürken düşmek için olmasın bir nedenim. Bazen aklımı oynatmanın eşiğine ramak kalsam da inanıyorum bu yöntemin doğruluğuna.

Her bir birikimi detaylandırmak çok güç ama sırası gelmişken hayallerden de bahsetmek istiyorum. Nedir ki hayal? Zihnimizde dönen, içinde bulunduğumuz koşulların olgunlaşmış ve parlamış hallerini canlandırmaya yarayan bir illüzyon türü değil mi? Bu muhteşem gösteri için zihnimizde ön prova alırken de yanımızda bizi hayallerimize taşıyacak bir ortak arayışına giriyoruz acziyetimizden. “Tırnağın varsa başını kaşı” dünyasında başka türlü nitelemek çok zor bu durumu. Çünkü gücüyle övünen bireylerde bile sahnenin arkasında bekliyor o ortak.

Ve ben artık tekil hayaller kuruyorum. Herkesin birbirinin iliğini, kemiğini sömürmeye meyilli dünyasında...

Uygun donör bulunamadı!

hayat dünya düşünce hayal ortak fatma hilal kantarcıgil sahne hayal dünyası