Elif Maden

Şiir

Halleşme

Kütüphane Eseri

05 Şubat 2021 - 19:23

Elif Maden

3 dk.

Erişilebilir İçerik

Bu içeriği dinleyebilir veya dinletebilirsin.

Hafızam nicedir uğranmamış yoksul kasabası. 

Dağılmış, talan olmuş, dokunulmamış. 

Her sokağı, her harabeyi ezbere bilirim. 

Nerede bir yıkılmışlık varsa ben de oraya yığılırım. 

Senelerce o yığıntının başında yaşarım. 

Belki de gözlerimdeki yorgunluk bu yüzden, 

Hep aynı harabeye bakmaya yoruldum. 

Ne kadar kaldırmaya çalışsam da  

Döküntüsünü toplayıp götüremiyorum. 

Şimdi bunları halleşmeyelim. 

Bir an önce çıkmalıyım, 

Denize yürüyeceğim. 

 

Sabah çıkmayı severim, yürümeye. 

Akşam çökmeye başlayınca soğuyor hava, 

Üşüyorum o zaman. 

Ben daha çok yaz insanıyım. 

Ağustosta doğmuşum, belki ondan. 

Fakat aksidir ki pek sevmem ağustos ayını. 

Çürük bir inanç belki, güleceksin, 

Keşke ben de gülsem ağustosları. 

Uğursuzdur. 

Hatta haddimi aşayım, kahpedir. 

Sanki benimle bir derdi var gibidir. 

Hani, çizgi dizilerde hava günlük güneşliktir, 

Ama zavallı kediyi yağmur bulutu kovalar, 

Bunun gibi bir şey işte. 

Ağustos herkese güneş açar, 

Bana yağmur yağar. 

 

Şimdi hava çok güzel ama. 

Bir yürüyüp geleceğim. 

Tek başıma yürüyeceğim. 

Evin kapısından çıkarken bir Müjgan takip ediyor beni, 

O da köpeklerden korkup kaçıyor geri içeri. 

Yalnız yürüyorum yani. 

Bazen yabancılarla karşılaşıyorum, balıkçılarla. 

Bana gülümsüyorlar. 

Tuhaf, 

Uzun zamandır bir insana gülümsemeyi unutmuşum. 

İnsan kendine gülümsemeli tabii önce, değil mi? 

Öyle derler ya hani, 

"İnsan önce kendini sevmeli kardeşim." 

Böyle söylense de yine bir bencillik seziyor huzursuz ruhum. 

"İnsan önce kendini sevmeli ki başkaları da sevsin." 

Haydi oradan, palavra. 

Şimdi beylik laflar etmek istemem, yalnızlığa dair. 

Zaten edemem de. 

Herkes kendi kalabalığı kadar yalnızdır zannımca. 

Yine de bir yabancıya, 

Oturup her şeyi anlatmak istiyor insan. 

Yanında soluduğu kafasını çevirir de  

Kırk kat yabancı ses etmeden dinler. 

Belki de bunu bildiğinden istiyor. 

İnsanoğlu çok mu yalnız acaba? 

Bunu tartışmak uzun sürer. 

Hava da kapanacak gibi zaten, 

Ben gitmeliyim artık. 

 

Ayakkabılarımı aynanın karşısında giyerim. 

Sol kapıdan çıksam Müjgan’ın kafası karışır. 

Aynada saçlarıma takıldım. 

Geçen saydım, tam beş tel beyaz var. 

Yaşlanıyor muyum? 

Daha çok gencim. 

Yüzümde belli belirsiz çizgiler oluşmuş bile. 

"Yüzümdeki çizgilerin her birisi bir şiir." 

Diyordu bir sanatçı şarkısında. 

Şimdi bunlar benim, şiirlerim mi? Bilemedim. 

 

Aynaya bakıp konuşur insan bazen. 

Söyleyemediyse söyler. 

Ağlayamadıysa ağlar. 

Gülemediyse güler. 

Ben bakarım öylece. 

Nedendir bilmem, çatılır kaşlarım, 

Karşımda kendimi görünce. 

Bunu şimdi fark ediyorum. 

Ben öfkelenmekten, 

Sevemedim belki de kendimi. 

Halbuki suçum yoktur, 

Herkes kadar kabahatim, 

Ben de bu yorgun dünyanın, basit bir kuluyum. 

 

Hatırlar daha çok bana aittir, 

Yaraları sarmayı geçmişe bırakırım. 

Şimdi saçımdaki beyazı, suratımdaki çizgileri bir kenara koyalım. 

Gitmem gerek artık. 

Denize… 

 

Hava ayazlamış biraz, 

Üşürüm şimdi. 

Belki yarın giderim. 

şiir yalnızlık edebiyat kalabalık insan olmak türk edebiyatı elif maden hayat ve edebiyat insan ve edebiyat

Yorumlar

Yorum yazabilmek için yapmalısın.