Büşra Canbaz

Deneme

Yeniden Başlamak

Kütüphane Eseri

02 Nisan 2021 - 21:05

Büşra Canbaz

3 dk.

Erişilebilir İçerik

Bu içeriği dinleyebilir veya dinletebilirsin.

İçimdeki son umudun tohumu açtı Efsun. Sayfalarca umudu yazdı ellerim. Bıkmadan usanmadan tutundum ipine. İnandım. İnandığım yerlerden çiçekler açtım. Hayat farklı bir yanını sundu bana. "Sıfırdan başlamak..." demişler Efsun adına. Sıfırdan başlayıp kaça yükseldim bilmiyorum ama bir başlangıç için fena değildim Efsun. Yaralarım kabuk bağlamak için gün sayarken yaralandığını unuttu önce, sonra da kirpiklerim dinlenmeyi öğrendi. 

 

Geceler eskisi kadar uzun değilmiş ve de uykular sandığım kadar da korkutucu... Temiz bir zihin, nimetmiş. Yorgunluk ise sadece bedensel olunca çekilebilirmiş. Yirmi dört saat düşünmekten yorgun düşen bedenim, şimdi sadece kendi yağında kavruluyor. Gün başlıyor ve bitiyor. Dokunuyorum insanlara. Bazen bir merhabamla bazen bir bakışımla... 

 

Kalbim doyuyor Efsun. Kalp ya… Sol yanımmış. Atarmış ve sevinirmiş. Kalp sadece kırılmak için değilmiş Efsun. Sevildikçe çiçekler açtı kalbim. Sevildikçe sevmeyi öğrendi. Kalpten dudağa bir yol varmış. Kalp doyunca yüz gülermiş. Gülümsemelerin adıymış kalp. Kırgınlıkların adı yokmuş Efsun. Bir ad koyulmayacak kadar geçiciymiş. “Her şey geçer…” denmişti. Her şey geçermiş Efsun. Yaşayan örneğiymişim. Yaşarken geçmeyeceğine öyle emindim ki... Geçmeyeceğine ve benim gamlı bir baykuş olarak kalacağıma… "Değişen neydi?" diyeceksin bana. Zaman, mekan, kişiler ve ben… En çok da ben galiba. Tebdil-i mekânda ferahlık varmış Efsun. Mekânım genişledi. Var oldum deniziyle gökyüzüyle. Sahipleneceksem illa bir şeyi, onları sahiplendim. Can Yücel’in dizeleri nakış oldu zihnimde. 

 

Zaman değişti Efsun. Zaman çok değişti. Aldı ve getirdi beni buraya. Aldı ve sardı gönlümü. Beni bana dinlettirdi. Gönlüme kulak verdirtti. Zaman… Yaşarken hiç geçmeyecek gibi olup geçtiğinde inanılamayan tek kavram… Kişiler. Sen, ben, o, biz, siz, onlar... Kendini sevenler ve seni sevenler. Destek olanlar köstek olanlar. İyiler ve kötüler. Çocuklar ve büyükler. Benciller ve fedakârlar. Anlayışlılar ve memnuniyetsizler. Farklıymış. Beş elin beş parmağı kadar. 

 

Herkesi olduğu gibi kabul ettiğinde en büyük köprüyü aşıyorsun Efsun. Kimseye yaptığı için gücenmiyormuşsun. Kafanı yastığa rahat koyuyormuşsun. Herkes o kapının ardında kalıyormuş. Bunu yapmayı öğreniyorsun Efsun. Hayat bazen sözle bazen közle öğretiyor bunu sana. Ve ben… Değişimi gözyaşlarıyla karşılayan ben. Kirpiklerimin güçsüz yanı ben. “Alışırsın…” kelimesi kulaklarımı aşındırırken "Alışır mıyım sahiden?" soruları beynimi kurcalıyor. Alışmak 7 harf ama koca bir ömür Efsun. Alışıyor muyum yoksa alışmaya mı çalışıyorum, bilmiyorum. 

 

Gitsem gidemem ama kalsam kalmaya da razı değil gönlüm. Sınırımdan dışarı çıktığımı hissediyorum Efsun. Sancılı bir büyümek bu. Geç kalınmış bir büyümek. Ayağımın yere sağlam basmasının adı. Verilen emeklerinin çiçek açması. Toprağın sana türlü şeyler vaat etmesi. Sayısız şükür sebebi…

Artık ne yazar bu eller, bilmiyorum Efsun. Umut, kırgınlık, sevgi, aşk, heyecan?

 

Hepsi benim Efsun. Hepsini kucakladım. Hepsini aldım ve kabul ettim. Öğrendiğim ve bana öğrettiği her şey için minnettarım bu hayata. Boynu bükük bir papatyaydım yüzünü toprağa çeviren. Toprak bizimdi. Sulandıkça açtım yapraklarımı. Baktım göğe. Gök bizim. İyisiyle kötüsüyle, huzuruyla tatsızlığıyla, gücüyle güçsüzlüğüyle, sevgisiyle aşkıyla her his bizim. Bütün hislere ev sahipliği yapan kalp bizim.

 

Kalp bizim Efsun. Kalp biziz…

sevgi umut başlangıç heyecan yenilenmek

Yorumlar

Yorum yazabilmek için yapmalısın.