Anahit Didoyan

Düşünceler

Pişmanlık

04 Mart 2021 - 19:23

Anahit Didoyan

2 dk.

Ardıç ağacımda yuva yapmış küçük güzel kumrularım gitti. Kızılgerdanlarım gitti. Mavi baştankaralarım vardı, onlar da küstüler bana. Hepsini o kadar özlüyorum ki... Halbuki bahara hazırlıklarını bile yapmışlardı, kendi gözlerimle gördüm. Yuvasının önünü süpürdü, dalları biraz daha kabarttı saksağan.

 

Güzel kuşlarımı, ağaçlarımı özledim. 

 

Kentimin dönüşmesine karşı çıkarak kafamı yastığa koydum. Bulunduğum binanın yerine gelecek izbandutların depremden koruyacağına inanmadığımdan isyan ettim, evden kaçtım. Kuşlarım için ağlaya ağlaya sokaklarda meczup dolaştım uzun bir süre. 

 

Yine birlikte olduğumuz günleri geri isterdim, onları keyifle izlediğim günleri. Ben isyan etsem ne fayda, çarkın içinde olduktan sonra isyanımın bir anlamı kalmamış olmalı sizlerin nezdinde. Sırt çevireceksiniz bana, haklısınız da.

 

Ben insan olma hakkımdan vazgeçmek istiyorum ey Tanrım. Al beni, yeniden kuşlarımın arasına koy. Döngüyü bozdum ise hele, affetme sakın. Kaç yavrunun kanına girdiysem vur beni. Değişimin naifliğine sabır gösteremememiz miydi bu hırsımız? Veya sadece kişisel arzularımız yüzünden mi yüzlerce tarlaya beton doldurduk? Sonra da dilim dilim evlerimize girip oh ne sıcak diye geviş getirdik; oturduk da oturduk. 

 

Rahatız.

 

Çok mütevazı imişiz.

 

Alçak gönüllü, örnek dindarlarız.

 

Bir başarı timsali, komşu çocuklarının yüzüne doğru açan bir gündöndü gibiyiz hepimiz.

 

Tanrım bizi affetme. Bizi değiştirme de sakın. Bizi kendi edimlerimizle cezalandır.

kuşlar insanlık ağaçlar kentsel dönüşümler acımasız kızılgerdan

Yorumlar

Yorum yazabilmek için yapmalısın.